Annick
Goutal – Duel (2003)
Ortalama insan ömrünün sürekli artması,
şüphesiz ki tıp alanındaki gelişmelerin sonucu. Bundan 1.000 sene önce elli
yaşına gelen insanların çok uzun yaşadığı düşünülürken, günümüzde seksen
yaşındaki insanları gördüğümüzde normal karşılar olduk. Değişen hayat tarzı ve
beslenme alışkanlıkları bilinçlenmemizi sağlasa da biliyoruz ki hiç bir tıbbi
gelişme, ölüm gerçeğini bizden uzak tutamayacak. Aynı Goutal ailesinin
karşılaştığı gibi, hepimizin karşısına çıkacak.
1999 yılında henüz elli üç yaşında kanserle
olan savaşı kaybeden cesur bir kadındı Annick Goutal. Kendi ismiyle kurduğu niş
parfüm evi, ölümünden sonra da devam etti güzel kokular üretmeye. Bu sefer
Annnick hanımın kızı Camille, markanın başına geçmişti.
"Kokuların
sanatçısı" lakabıyla tanınan Annick Goutal'ın kızı Camille ve parfümör
Isabelle Doyen, 2003 yılında bir parfüme imza atmaya karar verdiler. Ve ortaya
Duel çıktı. Parfümün tanıtımı şöyle yapılmış:
"Güçlü ve nazik, aynı zamanda akıllı
ve cesur. Isabelle ve Camille, harika yeşil Paraguay çayını merkeze alan bir
parfüm oluşturmak için işe koyuldular. Sonuç, modern kokuların nezakete önem
veren, ikinci ten kokusu gibiydi. Yenilikçi, şehvetli, cesur, yumuşak bir deri
kokusu."
Duel, kendi sitelerinde deri kategorisinde
gösterilmiş. Üzerime ilk sıktığımda doğal ve modern limon karşılıyor beni.
Oldukça ferah kokan limonu beğendim. İlerleyen dakikalarda ferah limona çay
kokusu ekleniyor. Hissedilir oranda da portakal mevcut. Açıklanan notalarında
turunç yaprağı yağı notası var. Muhtemelen bu turunçgil kokusu ondan geliyor.
Fena değil orta kısım. Alt notalarda kokusu değişiyor. Çok hoşuma gitmeyen
plastiğimsi deri, yapay odunsular ve misk algılıyorum. Son kısmı bence parfümün
en başarısız yeri.
Duel, orta notaları da dahil oldukça ferah
bir limon-turunçgil-yeşil çay kombosu gibi. Doğal sayılabilecek bu üçlü, biraz
buruk-ekşimsi koksa da beğendiğimi söyleyebilirim. Fakat harikalar yarattığını
da söylemek abartılı olur. Son kısmıysa rahatsız eden deri yapaylığına doğru
evriliyor ne yazık ki. Alt notalar için hiç de iyi şeyler düşünemiyorum.
Duel'in başlangıcı canlı ve parlak olsa da
ilerleyen saatlerde etkisi oldukça düşüyor. Bu soğuk sayılabilecek günlerde
kullandığım Duel, sanki daha sıcak günlerin özlemini çeker gibiydi. Serin
havalarda performansının başarılı olduğunu söyleyemeyeceğim. Belki de sıcak
havalarda çok daha ilginç olacaktır.
Duel, niş bir parfümün kalitesini size
sunuyor mu? Eh işte. Onu diğerlerinden ayıran bir özelliği var mı? Yok. Bir
şişesini almaya değer mi? Sanmıyorum. Yine de ferah bir
limon-turunçgil-çay-deri kombinasyonu arıyorsanız deneyebilirsiniz.
Kimi yorumcular, orta kısımdan itibaren
devreye giren plastiğimsi deriyi Bulgari – Black’e benzetmişler. Aslına
bakılırsa iki parfümünde çay ve deri temasına sahip olduğunu düşünüp,
kokularının benzediği sonucunu çıkarabiliriz. Fakat aralarında fazla bir
benzerlik olduğunu söyleyemem. Duel’de, Black’deki vanilya kullanımının
olmadığı çok açık. Yani bu anlamda Duel’deki deriyle Black’deki deriyi yan yana
koyamıyorum bir türlü.
Parfüm kritikçisi Luca Turin, Duel'i “matte
mate” olarak sınıflandırmış ve beş üzerinden dört yıldız vererek oldukça
beğendiğini belirtmiş. Puanlama konusunda bu sefer Turin beyle hemfikir
olmadığımı küçük bir not olarak vereyim.
Duel, erkek parfümü olarak sunulmuş. Resmi
tanıtımlarında da erkek vurgusu yapılmış. Bence de erkeksi bir parfüm. EDT
olarak satılıyor. Kokusunu Camille Goutal ve Isabelle Doyen birlikte
tasarlamış.
Not: Bu parfümü bana ulaştıran www.decantshop.com
sitesine teşekkür ederim.
Koku Güzelliği:10/6.5