29 Ocak 2026 Perşembe

Christian Dior - Sauvage Elixir: Neden Bu Kadar Popüler?

 Duş jeli, baharatlı meyan kökü, tuvalet temizleyicisi, hardal, öksürük şurubu, çürüyen meyve, Noel ağacı, modern berber dükkanı, şişede testosteron, Hint ürünleri satan dükkanın içi, çamaşır deterjanı… Örnekler arttırılabilir.

2021 yılı çıkışlı Sauvage Elixir hakkında okuduğum yorumların küçük bir kısmında kullanıcıların parfümün kokusuna verdiği tepkiler hemen hemen yukarıdakiler gibi. 2015 yılındaki modern deneme Sauvage’nin popüler olmasıyla Dior tabii ki boş durmadı ve bir sürü devam kokusu çıkardı. Ve Sauvage Elixir, ilk Sauvage’yi bile aşan ilgiyle karşılaştı. İyi de neden?


Burada Christian Dior parfüm biriminin pazarlama uzmanları popüler bir ambroksan merkezli kokuya sahip Sauvage’nin üzerine Elixir versiyonu inşa etmişler. Elixir’i ilk kullandığımda normal Sauvage’den oldukça farklı koktuğunu düşünmüştüm fakat kullandıkça aralarındaki kan bağını fark ettim.

İlk Sauvage’yi alın, üst ve orta notalarına bolca sabunsu ve neredeyse meyvemsi baharatlar ekleyin. Sonlarda da ambroksan yerine meyan kökü gibi kokan kimyasallar yerleştirin. İşte Size Sauvage Elixir’in sihirli formülü.

Elixir versiyonu ilk kullandığım günlerde ben de birçok parfüm sever gibi aynı tepkiyi verdim: Bu da ne böyle? Karşımızda modern bir kakafoni var. Garip baharatlar, alışması zor sabunsu hissiyat ve ne yazık ki parfümlerde hiç sevemediğim meyan kökü benzeri yapı Sauvage Elixir’in bana uzak olmasını rahatlıkla sağlıyor. İşin ilginç yanı parfümü koklayan kimi hanımefendilerin de parfümü beğenmemeleri. Hatta bir hanımefendinin eski, modası geçmiş baba parfümlerine benzetmesi ilginçti.

Tamam da bu parfüm niye fenomen oldu? Emin olun hiçbir fikrim yok. Parfümlere hevesli genç, heyecanlı ve büyük kitle tarafından sahiplenilmesinin sebebinin saldırgan performansa sahip olması ve herkese hitap edebilecek basitlikte tasarlanmasının sonucu olabileceği aklıma geliyor. Başka da açıklama getiremiyorum.


Onu koklarken BMW 3 serisi (F30 kasa) arabasıyla kız arkadaşını popüler bir gece kulübüne götüren 25’li yaşlardaki erkek zihnimde canlanıyor. Müzik tabii ki açık ve BOSE hoparlörden Uzi’nin KRVN şarkısının sözleri yankılanıyor:

Bunu al, yeni gönder (brr)
Kardeşim helikopter, pat, pat…

Kalıcılığı gayet iyi, etrafa yayılımı yeterli denebilir. Sonbahar-kış mevsiminde kullanmak daha iyi sonuç verebilir. Kokusunu Dior’un baş parfümörü François Demachy tasarlamış.

Koku Güzelliği:5/3

30 Haziran 2024 Pazar

Creed – Virgin Island Water (2007)

Creed’in sessiz sedasız 2007 yılında piyasaya sürdüğü Virgin Island Water isimli uniseks parfümü ilk başlarda pek ciddiye alınmazken, ilerleyen zamanlar kendisine özgü seven kitlesi yaratmayı başardı. Atlas Okyanusu’nda bulunan popüler tatil yöresi Virgin adalarından ismini alan Virgin Island Water, uzun yıllardır aradığım Hindistan cevizi kokan parfüm özlemimi bir şekilde giderdi ama hiçbir zaman tam anlamıyla içime sinmedi.

Creed’in internet sitesinde Virgin Island Water, “şişenin içindeki cennet” olarak tanıtılmış. Onun egzotik meyveli koktuğu, Karayip adalarının berrak mavi sularından ve deniz melteminden ilham aldığından bahsedilmiş. Ayrıca parfümün tasarımcısı Creed ailesinin üyesi Olivier Creed’den bahsedilen tanıtımda şu ifadelere yer verilmiş: “Yelkenli ile doğanın en muhteşem yerlerinden bazılarına seyahat eden Olivier Creed, bu taze, berrak ve egzotik kokuda göz kamaştırıcı tropikal, berrak mavi denizi ve taze sıcak Karayip havasını yakalıyor.”

Virgin Island Water’ın ilk saniyelerinde kremsi ve hafiften tatlı yeşil misket limonu ve bir parça bergamot bizi karşılıyor. Taze, ferah ve leziz ilk dakikalardan sonra orta bölümde vanilyamsı Hindistan cevizi ortaya çıkıyor. Hindistan cevizine geri planda içki teması eşlik ediyor. Sonlarda bu kombinasyona misk ekleniyor ve tenden ayrılıyor.

Virgin Island Water’ın neden bu kadar ilgi çektiği kolayca anlaşılıyor. Hindistan cevizi, misket limonu ve rom içkisinden oluştuğu söylenen ana yapı, gayet modern, leziz, tatlı, mütevazi, sakin kokuyor. Onu kullanan çoğu kişinin iddia ettiği gibi tropikal bir kokteyle gerçekten benziyor. Onun benzersiz yapısı ve birçok ferah parfümün aksine portakal temasını sınırlı kullanması Virgin Island Water’ı daha da ilginç hale getiriyor.

Bu arkadaşımız çok yumuşak başlı, barışçıl, biraz züppe, yüksek kaliteli tropikal ada temalı esere benziyor. Kimi kullanıcılar onun kokusunu güneş kremlerine benzetmiş ki haksız sayılmazlar. Asla etrafa fazlaca yayılmıyor, usulca üzerinizden sadece size kendisini hissettirecek kadar kokuyor. Oysa kalıcılığı fena değil.

Virgin Island Water, lüks yatıyla koyları dolaşan, beyaz şort ve Ralph Lauren polo yaka tişört giyen, İspanya’nın tatil cenneti adalarında takılan otuz beş yaş üzeri şanslı azınlığa mensup kişilerin kullanacağı parfüm izlenimi veriyor.

Diğer Creed’ler gibi Virgin Island Water’ın da çok yüksek fiyatlara satıldığını düşünürsek, denemeden almanın iyi fikir olduğunu söyleyemem.

Koku Güzelliği:10/7.5

15 Haziran 2024 Cumartesi

Lacoste – Touch Of Pink (2004)

Başarılı tenisçi Rene Lacoste tarafından 1930’lu yıllarda kurulan Fransa merkezli lüks spor moda şirketi Lacoste’nin parfümleri uzun yıllardır bizimle. Hem kadın hem de erkek parfümleri yüksek fiyatlı rakiplerine nispeten uygun rakamlardan satılır ve kimi kokuları ara ara popüler hake gelir. İlerleyen yılların ardından ise kimi Lacoste parfümlerinin üretimi bitirildi.

Touch Of Pink, markanın en bilinen kadın parfümlerinden birisi olarak öne çıkıyor. Kadınsı meyvelerin ve çiçeksi-pudralı yapının ağırlığı hissediliyor. Parfümün genelinde şeftali-narenciye benzeri meyvelerden ziyade sabunlu-pudralı çiçekler kendisini gösteriyor. Kokusal anlamda pek değişim yaşanmıyor. Başlangıcı ve bitişi aynı parfümleri andırıyor.

Onun kokusunu birçok kadın parfümünde hatta deodorantta kokladığıma eminim. Kimi parfümler, başka kokulara fazlasıyla benzer ve Touch of Pink de bu hissiyatı yaşatıyor.

Hemen her kadının sevebileceği basit ve güvenli yapısı, onun neden bir zamanlar çok sattığını anlatıyor. Kalite anlamında fena değil. Performans olarak ise Eau de Toilette standardının üstüne çıkmıyor.

Eğer günlük kullanım için hoş ve ortalama bir arkadaş arıyorsanız, uygun fiyatıyla size eşlik etmekten memnun olacaktır. Kokusunu Domitille Michalon Bertier tasarlamış. Ilık ilkbahar günlerinde kullanmak iyi fikir.

Koku Güzelliği:10/6

22 Mayıs 2024 Çarşamba

Ralph Lauren – Polo Blue (2003)

2000’li yılların başlarında Ralph Lauren’in ürettiği Polo Blue, çok satan erkek parfümlerindendi. Ralph Lauren’in yeşil şişeye sahip Polo’sundan sonra en başarılı erkek parfümü olarak Polo Blue öne çıkıyor. İlerleyen yaşına ve onlarca yeni rakibine istinaden eski popülaritesi kalmamışa benziyor.

Polo Blue, kendi internet sitesinde taze, narenciye olarak sınıflandırılmış ve şu cümlelerle tanıtılmış: “Serin, canlandırıcı. Günlük şıklığın tanımı. Açık suların özgürlüğünü, büyük mavi gökyüzünü ve canlandırıcı temiz havayı hissedin.”

Polo Blue’nun açılışı yüksek kaliteli deniz teması ve erkeksi aromatik otlarla gerçekleşiyor. Açıklanan üst notalarında kavun ve salatalık bulunsa da bildiğimiz anlamda bariz meyvemsi tarafta değil. Orta kısımda deniz yosunlarını çağrıştıran yapısıyla o dönemler için oldukça benzersiz davranıyor. Sonlarda miskli ve odunsu standart kapanışa sahip.

Polo Blue, gençliğimin favori yaz parfümlerindendi. 2000’li yılların başlarında bugünkü gibi yüzlerce yazlık koku alternatifi bulunmuyordu. Onun erkeksi deniz temasına ve ismindeki mavi aromatik Akdeniz otlarına ağırlık verdiğini düşünüyorum. Ralph Lauren’in erkek parfümleri genellikle belli kalitenin üzerinde ve şıktır. Polo Blue’da da bu şıklık ve hafif resmiyet hissediliyor.

Polo Blue, Bodrum, İbiza ya da Monaco gibi ünlü sahil yerlerinde yaşayan, polo yaka Ralph Lauren tişörtün altına bermuda şort giyen, 30-45 yaş arası yönetici profesyonellerin parfümü gibi. Onu üzerimde taşırken, golf kulübünde serin bir yaz akşamı arkadaşlarımla sohbet ederken kendimi hayal edebiliyorum.

Polo Blue, sucul-deniz-okyanus gibi kokan parfümlerin ilk ve en başarılı örneklerinden diyebilirim. Kaliteli, olgun ve şık kokusuyla, bana göre erkek parfüm klasikleri arasında yerini alıyor.

Carlos Benaim ve Christophe Laudamiel’in birlikte tasarladığı Polo Blue, ilk olarak EDT versiyonuyla çıktı. İlerleyen yıllarda EDP ve Parfum versiyonları raflardaki yerini aldı. Benim kullandığım EDT versiyonuydu.

Polo Blue’nun eleştirilebilecek tarafı performansının zayıf olması. Kalıcılığı kıyafet üzerine idare etse de etrafa yayılımı zayıf. İlkbahar-yaz günlerinde kullanmak iyi fikir.

Koku Güzelliği:10/7