9 Mayıs 2026 Cumartesi

Parfums de Marly - Carlisle: Paçuli Yağının Özü

Parfums de Marly parfümleriyle ilk tanışmam Herod sayesinde gerçekleşti. Vanilya ve tütün birleşimini genel olarak seven birisi olarak Herod bende olumlu izlenimler bırakmıştı ve oldukça beğenmiştim. Tabii Herod’un Tom Ford’un ünlü parfümü Tobacco Vanille’ye fazlasıyla benzemesi dışında her şey yolundaydı.

Aradan geçen yılların ardından Parfums de Marly koleksiyonunu genişletmeye devam ediyor. Niş parfümler alanında yerini güçlendiren markanın Carlisle parfümünü kullanmak hiç aklımda yokken, bu parfümü denememi isteyen bir okuyucum tarafından aklım çelindi ve bir süredir özellikle ilkbaharın soğuk sayılabilecek günlerinde Carlisle’yi kullanıyorum.

Carlisle genel olarak paçuli temasını merkeze almış. Başlangıçta dikkat çeken meyvemsiliği leziz kırmızı meyvelere benzetesim var ama markanın internet sitesinde elmadan bahsedilmiş. İlk dakikalarda yoğun ve ferah olmayan tatlı-sıcak meyvelere geri planda vanilya ve baharatlar eşlik ediyor. Orta kısımdan itibaren dumansı-ruhani paçuli devreye giriyor ve vanilya ile birlikte sonlara kadar birlikteliğini sürdürüyor.

İnternetteki yorumlara bakarsak hem Herod’un hem de Carlisle’nin reformülasyon geçirdiği ve bu yüzden eski güçlü karakterlerini yitirdiğinden şikayet ediliyor. Böyle bir şey olduysa hiç şaşırmam çünkü reformülasyon artık gelenek haline geldi. Benim kullandığım Carlisle’nin çok güçlü ya da saldırgan olduğunu söyleyemem ama genel olarak dolgun ve yoğun yapısı var.

Paçuli bana mistik bir nota gibi gelir. Paçulinin topraksı tarafı parfümlere gizemli hava katıyor. Burada vanilya ile yumuşatılmış paçuli yağlarını andıran yapı algılıyorum. Başlardaki meyvemsilik ve orta kısımdaki tatlı baharatlar dekor olarak verilmiş. İyi de bu kadar ağır sayılabilecek paçuli günlük kullanıma uyar mı? Tabii ki uymayacaktır.

Genel olarak eğer paçuli sevmiyorsanız yanına yaklaşmayın derim. Herkese ve her ortama uymayacak kokusuyla tematik, bohem, manevi takılan bir eser. Sanatsal olarak kabul edilebilir ama büyük kitlelere uymayacak yapısıyla anlaşılacağı üzere, çok yüksek fiyat etiketini de düşünürsek denemeden almanın iyi fikir olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim.

Kokusal anlamda Mancera’nın son yıllardaki en iyi parfümlerinden Red Tobacco’yu andırıyor. Carlisle’yi kullanan çoğu kişi onun tütünlü koktuğunu belirtiyor. Açıklanan resmi notalarında tütün yok. Ben de yoğun tütün kokusu alamadım ama geriden sanki o hissi veren birşeyler var. Muhtemelen içeriğindeki birkaç notanın etkileşimi tütün benzeri hissiyat veriyor. İkisi arasında seçim yapacak olsam Red Tobacco’nun daha rahat giyilebileceği için tercih sebebi olduğunu düşünüyorum. Carlisle’nin uzun süreli kullanımda burnu yoracağını tahmin ediyorum.

Eau de Parfum formunda. Kalıcılığı yeterli, etrafa yayılımı ilk yarım saat iyi, sonrasında sakinleşiyor. Tam bir kış parfümü olduğunu söylemem gerekiyor.

Koku Güzelliği: 5/3

27 Nisan 2026 Pazartesi

Marc-Antoine Barrois - Ganymade: Modernitenin Deri Yorumu

«Quentin Bisch, Ganymade’i parfüm dünyasında devrim olarak niteler ve yeni bir koku kartografisine sahiptir. Jüpiter’in uydusundan ilham alan Ganymade, kasıtlı olarak minimalist ve çağdaş tasarlanmıştır. Modernlik ile zamansızlık arasında köprü olan koku yolculuğunu somutlaştırır.»

Marc-Antoine Barrois’in internet sitesinde Ganymade’in tanıtımı için yukarıdaki ifadelerin kullanılması şaşırtıcı değil çünkü Aventus ve Baccarat Rouge 540’ın ardından bu kadar büyük ses getiren başka niş parfüm var mı emin değilim. Ganymade, piyasaya çıktıktan kısa süre içinde son yılların en tartışılan, konuşulan ve popüler parfümlerinden birisi haline gelmekte zorlanmadı.

Her zamanki gibi Youtuber’lar ve İnstagram etkileyicileri (influencer) işlerini iyi yaptı ve Ganymade’i fenomen haline getirdi. Bizim gibi uzun yıllardır parfümlerin tozunu yutmuş blog yazarları bile Ganymade’i merak eder haline geldi.

Ganymade’in böylesine ilgi görmesinin sebebi şüphesiz ilk olarak parfümün tasarımcısı Quentin Bisch’in meyve (mandalina), çiçek (menekşe) ve deri (süet) üzerine temellendirdiği ana kokusal yapı denebilir. Basit ama modern pudramsı tatlı uniseks çatı, detaylarda herkesin sevebileceği neredeyse ana akım hoşluğunda ama kalite anlamında gayet iyi yerde duran oldukça başarılı Ganymade’in bu kadar sevilmesine yol açmış gibi görünüyor.

İkinci olarak ise parfümün isminin Jüpiter’in uydusundan ilham alması ve Youtube/İnstagram tayfasının onun kokusunu bir ölçüde abartıp/çarpıtıp reklamını yapması desem yanlış olmaz. Bu parfümü kullanmadan önce okuduğum yorumların uçukluğu bir yana kokusunu uzaya benzeten arkadaşlara bile rastlıyoruz ki bu arkadaşlarımızın uzayın nasıl koktuğunu nereden bildiklerini oldukça merak etmekteyiz.

Ganymade aslına bakılırsa başlangıçta ferah olmayan mandalina ve tatlı meyvemsi hissiyatla başlıyor. Orta kısımda tatlılık devam ediyor. Burada biraz pudramsı menekşe, leziz baharatlar ve süet dikkat çekiyor. Sonlarda derimsi hissiyata misk ve odunsular eşlik ediyor.

Kaliteli yeni süet ayakkabının üzerine bir parça pudralı menekşe yağı, baharat ve narenciye suyu döktüğünüzü düşünün. İşte Ganymade hemen hemen böyle davranıyor ama büyük resimde o safkan deri parfümü.

İyi kurgulanmış deri parfümlerini severim ve buradaki kompozisyonu da gayet başarılı buldum. Çoğu niş parfümün insanı bıktıran sanatsal-saçma kokularına kaymamış ve deneyen çoğu kişinin sevebileceği hoş, basit ve neredeyse benzersiz tarzıyla severek kullandığımı söyleyebilirim. Yine de çok yüksek fiyatına istinaden denemeden büyük boy şişesini almanızı tavsiye edemem.

Kokusal anlamda Etat Libre d’Orange’nin Putain des Palaces’ine hafiften benzettim. Kalıcılığı gayet iyi, etrafa yayılımı ilk patlama dışında çok yüksek değil. Yine de gün içinde ara ara kendisini hissettirmesi sizi mutlu etmeye yetiyor. Hem erkekler hem de kadınlar kullanabilir ama pudramsı yapısı nedeniyle çok erkeksi koku formu yok.

 Kullanım dönemi olarak tabii ki serin-soğuk havaları tercih etmelisiniz. Soğuk günlerde daha ilginç kokarken, sıcak günlerde pudralı tarafının öne çıkıp bıktırıcı hale geldiğini düşünüyorum. Benim kullandığım ilk çıkan Eau de Parfum versiyonuydu. Sonrasında Extrait versiyonu da çıkmış durumda. Meraklıları Extrait versiyonunu da deneyebilir.

Koku Güzelliği: 5/4

10 Nisan 2026 Cuma

Carolina Herrera - 212 Sexy Men: Amber ve Vanilyanın Dansı

1999 yılında Carolina Herrera’nın metalik gri silindir formundaki şişesiyle dünyaya gelen erkek parfümü 212 Men’in büyük başarısının ardından tabii ki bu seriye yeni üyeler katıldı. Takvim 2006 yılını gösterdiğinde yine aynı şişe formuna sahip bu sefer kahverengi şişesiyle 212 Sexy Men parfümler dünyasına katıldı.

Carolina Herrera’nın internet sitesinde 212 Sexy Men baharatlı-amberli olarak sınıflandırılmış. Kokusunun cazibeli ve tensel olduğundan bahsedilmiş. Ayrıca gece kullanımına uygun olacağı vurgulanmış.

212 Sexy Men’in ilk dakikaları tatlı, yumuşak ve gizemli vanilya ile gerçekleşiyor. Hoş ve şık vanilyaya orta kısımda kakule ekleniyor. Sonlarda büyük değişim olmadan amberli yapı tenden ayrılana kadar size eşlik ediyor.

Karşımızda baştan sona kadar pek değişim göstermeden ilerleyen cazibeli bir vanilya parfümü var. Kimi kullanıcıların 212 Sexy Men’i kız arkadaşla buluşma/randevu parfümü olduğunu belirtmeleri gayet anlaşılabilir. Koklayan çoğu kişinin beğenebileceği genele hitap eden tarzıyla kadınların ilgisini çekeceği konusunda haklılar.

Sanatsal kokmuyor, katmanlı değil ve sizi şaşırtmıyor. Bu haliyle tam bir görev adamı gibi. Basit, büyük kitlelerin ilgisini çekebilecek gibi temiz, pürüzsüz ve yapaylık barındırmayan tarzıyla bu türün başarılı örneklerinden diyebilirim.

Her güzelin kusurları olması konusu ne yazık ki doğru gibi görünüyor. Kalıcılığı kumaş üzerinde idare etse de etrafa yayılımı yüksek değil. Onu sıktıktan kısa süre sonra ortalarda pek görünmüyor. Bu anlamda kullandığı parfümü herkesin algılamasını isteyen arkadaşlara uygun olmayabilir.

Kokusal anlamda Le Male ve Armani Code’un karışımına benzeyen 212 Sexy Men’i Alberto Morillas ve Rosendo Mateo birlikte tasarlamış. Sonbahar-kış mevsimlerinde kullanmak iyi fikir. Eau de Toilette formunda üretiliyor.

Koku Güzelliği:5/3

29 Mart 2026 Pazar

Ralph Lauren - Polo: Erkeksi Yeşil Temanın Başarısı

Her şey bir kravatla başladı… Ralph Lauren, Polo adı altında kravat koleksiyonu piyasaya sürer. Empire State binasında küçük bir ofiste ve Eski Hollywood’un ihtişamından ilham alarak, o dönemin (1960-1970’li yıllar) trendlerine karşı çıkar. Her biri en yüksek kaliteli kumaşlardan el yapımı geniş kravatlardan oluşan koleksiyon sunar ve Ralph Lauren markasının temeli atılır.

1967 yılında kurulan Ralph Lauren markası ilk parfümlerini 1978 yılında piyasaya sürdü. İlk erkek parfümün ismi Polo olarak belirlenmişti ve yeşil şişesiyle kısa sürede erkek koku klasikleri arasına girdi. Polo, yeşil, çamsı, erkeksi parfümleri sevme sebeplerimden birisiydi.

Tabii ki yıllar geçti ve Polo da diğer parfümlerin kaderini yaşadı. Hem yeni rakipleriyle ve modern koku trendleriyle rekabette geri kaldı hem de reformülasyonlar geçirerek ilk formunu kaybetti. Yine de 1970’li yılların kokusal trendini göstermesi açısından Polo önemli örnek olarak gösterilebilir.

2020 ve sonrasındaki yılların birbirinin neredeyse aynı erkek parfümlerinin aksine Polo, yeşil çam ağacı, aromatik şifalı otlar ve paçuliyle bize bambaşka evrenin kapısını açıyor. Parfümün açılışında tatlı olmayan doğal bergamot aromasına kekik ve birazda fesleğen eşlik ediyor. Ferahlatıcı sayılabilecek ilk dakikalardan sonra orta kısımda yeşil yapı çam ağacı temasıyla devam ediyor. Yeşil ormansı kokuya bir parça deri ve dumansı olmayan tütün katılıyor. Sonlarda çok başarılı paçuli kapanışa imza atıyor.

Polo özetle yoğun çam ormanında dolaşıyormuş hissi veren yüksek kaliteli, doğal, canlı, havadar ve dinlendirici bir eser diyebilirim. Yaprağını 12 ay dökmeyen yeşil iğne yapraklı ağaçlardan oluşan orman temasına eklenen aromatik yeşil bitkiler ve paçuli, onu kendi dönemi için benzersiz yapıyordu. 2026 yılında kullandığım Polo neredeyse 50 yıllık bir parfüm olsa da ilginç şekilde eski veya modası geçmiş hissettirmiyor. Biraz nostaljik hava hissedilse de rahatsız etmiyor. Bu anlamda Orta yaş ve üzerindeki erkekler için hala sıkı bir alternatif olarak düşünülebilir. Polo’nun kendine has aroması herkese uymayabilir. Onun değerini gerçek parfüm gurmeleri daha iyi bilecektir. Bu sebepten almadan önce denemenizi öneririm.

Eau de Toilette formundaki Polo’yu Carlos Benaim tasarlamış. Kalıcılığı kumaş üzerinde fena değil. Etrafa yayılımı ilk dakikalarda tatmin edici, ilerleyen saatlerde normal seviyeye geliyor. Sıcak yaz mevsimi dışında serin havalarda kullanmak daha iyi sonuç verebilir.

Koku Güzelliği:5/4